Tibeti Kilisesi

Genel Gezilecek Yerler Manşet

Tbeti Manastırı (Gürcüce: ტბეთის მონასტერი “t’betis monast’eri; tam adı Tbeti Meryem Ana Manastırı), tarihsel Gürcistan’ın güney kesiminde orta çağ manastırı. Bugün Türkiye’nin sınırları içinde, Şavşat kasabasının 13 km uzağındaki Cevizli (Gürcüce Tbeti) köyündedir. Manastırın en önemli yapısı, haç planlı ve kubbeyle örtülü kiliseydi.

Tbeti’de ilk kilise 10. yüzyılda Tao prensi I. Aşot tarafından yaptırıldı. Tbeti’in ilk piskoposu da Aşot tarafından görevlendirildi. 11. yüzyılda Bizans saldırılardan korunmak için piskopos Saba etrafını surlarla çevirdi. Tbeti Manasırı orta çağda Gürcistan’ın en önemli elyazmaları ve kültür merkezlerinden biriydi. Pek çok hagiografik eser burada kaleme alınmıştır. Birkaç binadan oluşan Tbeti Manastırı’ndan günümüze sadece harap haldeki kilise kalmıştır. Manastır 17. yüzyılın ikinci yarısına kadar faaliyetlerini sürdürüyordu. Daha sonra burası camiye dönüştürüldü ve cami 19. yüzyılın sonlarına kadar kullanılıyordu. 1950’lerde kilise dinamitle yıkılmak istenmesine rağmen büyük ölçüde ayakta kaldı.1957 yılında kilisenin kubbesi çöktü. Bugün ayakta duran duvarlarında da çatlaklar vardır.

 

Tarih
Tbeti, eski bir piskoposluk merkeziydi. Şavşeti ve bugünkü Acara’nın bir parçası Tbeti Piskoposluğu sınırları içinde kalıyordu. Çeşitli el yazmaları bu manastırda kaleme alınmıştır. Osmanlıların Tbeti’yi almasından sonra da kilisede ayin devam ediyordu. Piskoposluk merkezi 17. yüzyılın ortalarına kadar varlığını korudu. Bu tarihten sonra Osmanlılar binaya el koydu. Tbeti Kilisesi 1880’lerde camiye dönüştürüldü ve bu sırada yapıda herhangi bir değişiklik yapılmadı; ancak freskler ve tasvirler zarar gördü. Tbeti köyünde 1889’da, manastırdan dökülen taşlar da kullanılarak bir cami inşa edilince, Tbeti Kilise cami olmaktan çıktı. 20. yüzyılın başlarında Tbeti Kilisesi büyük ölçüde yıkılmıştı ve yapı taşları sağa sola saçılmıştı.1950’lerde Şavşat kaymakamının emriyle o tarihe ulaşan haliyle kiliseye dinamitler yerleştirilip patlatıldı. Kilise büyük ölçüde yıkıldı ve zarar görmüş olan kubbe de daha sonra çöktü. Bugün kilisenin ayakta duran duvarları da asıl olarak o zaman zarar görmüştür.

Freskler
Tbeti Kilisesi’nin iç mekânında çok sayıda fresk vardı. Bu freskler kilise yıkıntıları arasında bugün de varlığını korumaktadır. Sunağın üstünde İsa’nın freskinin bir parçası bugün de fark edilmektedir. Bu freskin iki yanında melekler ve kerubimler tasvir edilmiştir. Apsis duvarının ortasında yer alan pencerenin iki yanında Meryem Ana ve Yahya Peygamberin tasvirleri vardı. Onların devamında ise Havarilerin tasvirleri yer alıyordu ve bu tasvirin sadece başları günümüze kalmıştır. Apsis alt kaydında geleneğe uygun olarak kilisenin rahipleri tasvir edilmişti. Bu tasvirler günümüze ulaşmasa da Niko Mar’ın notlarından hareketle bu tasvirlerin 19. yüzyılın son çeyreğinde var olduğu bilinmektedir. Niko Mar bir tasvirin yanında Aziz Atanase yazdığını da not etmiştir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir